Şekilli buz dolabı süsü (magnet)

Şekilli buzdolabı süsü magnet

Şekilli buz dolabı süsü deyince kimse bir şey anlamadı değil mi, e bende cahil cahil konuştum zaten. Magnet diyorum ayol, bildğimiz magnet! Hani ingilizce mıknatıs demek iken, buz dolabına yapıştırıp ta boyasını çizdirdiğimiz nesne. Çizmek deyince, bir de tırnaktaki bordo oje böyle acımasızca çizer bembeyaz dolabı o ayrı. Gerçi bir de kestane çizmesi-çizdirilmesi ile ilgili bir şeyler vardı ama hatırlamıyorum desem yer misiniz? Evet argo epiri boyutuna varıncaya kadar hatırlıyorum ama konumuz o değil merak edenler şurdan bu sıcakta kış soğuğunun azıcık ucuna atılmış göze bakabilirler; 

Hala anlamadıysanız biraz daha tarif edeyim, hani böyle buz dolabının kapağını yanlışlıkla azıcık sert kapatırsınız, ya da buzluğun kapağı açıktır ama siz fark etmez dolabın içinden bir şey ararken birden kalkar kafayı gömersiniz, şipir şipir süsler yere dökülür kırılır falan ya hani, hah ise onun mıknatıstan başka yerinin kırılma ihtimali olmayanından yapacağız, nasıl mı? Tabii ki keçe ile. Birde mıknatıs kırılsa da bir şey olmaz elinizde çokça mıknatısınız olur daha ne istiyorsunuz.

fil keçe magnet

Aslında kullanımında eğer not-mot sıkıştırmıyorsanız hiç bir anlamın olmaması bir yana, çiçek şeklinde havlu tutacağı, yeşil cami şekilli kolonya, televizyonun, ya da ahizeli telefonun üstüne dantel örtü, geyikli duvar kilimi, ağlayan çocuk posteri, rengi solmuş biblolar gibi her evde olan ama bir türlü işlevselliği net olmayan objeler gibidir.

Bu kadar gömüp üstüne toprak atmaya başlamışken bu sevimli objelerin serbest çağırşımla küresel ekonominin ne kadar bir payını kapsamaya başladığını düşündüm şu an.  Hımm evet sanırım bu konuyu deşmeye “küresel sermaye pardon ekonomi nedir ki ayol?” diyerek başlayabiliriz. Korkmayın iktisat dersi gibi olmayacak. Hazırlanın başlıyorum;

Küresel ekonomi aslında benim pek de kafamın basmadığı bir şey, çoğunlukla diyorum tee dünyanın öbür ucunda birilerinin kredi notu düşünce niye benim ülkemin parasının değeri kayboluyor diye ama kapsamı itibari ile aslında dünyadaki her bir birey için her durumda geçerli olacak ekonomi kendisi. Her ticaret insanının birey kurum ayrımı yapmadan ortak konuştuğu dil. Bu açıdan baktığımızda diyebiliriz ki herkesin her ülkenin ekonomisini aynı kaba koyarsak bu kap da yuvarlak olursa hah işte o yuvarlak kaptaki tek köylük dünyamızın para politikası bize küresel ekonomiyi verir ve dolayısı ile fakiri de zengini de tehdit eder, bütün sosyal sınıfların tepkine neden olur. Çok sıkıcı değil mi? Evet kesinlikle bence de.

O halde biraz da küresel ekonomi ile her an karıştırılabilir kavram olan küresel sermayeye bakalım. Şimdi bu sermaye kelimesi bi sakat sanki. Her şeyden önce sermaye ilk olarak akla “para”’yı getirir ve ekonomik kazancı olan olmayan herkes bilir ki hükmetme gücü öncelikle paranındır ya da cebinde parası olanın. Peki parası olan ne ister? Tabii ki daha çok para. Peki çok parası olan ne ister? Daha da çok para. İşte bu sebepten cebinde 10 kuruş olandan 1000’lerce kuruş olana kadar herkesten cebindeki parayı alabilmek için oluşturulan sistem var ya işte o küresel sermayedir. Bu da çok sıkıcı geldi bana üff olmadı.

Temel tanımı ne olursa olsun paradan para kazanmanın en çakal yollarından biri de bence işte bu magnet sahibi olma manyaklığının bizler tarafından benimsenmiş olması. Gidin mutfağa bakın buzdolabının, kombinin, şofbenin ya da diğer metal yüzeylerin üstüne, ve zahmet olmazsa sayın kaç tane şekilli mıknatıslı süsünüz var ve zamanında kaç Liraya, Dolar’a, Euro’ya almıştınız bir hafızanızı yoklayın. Bir de çarpın bunları birbiriyle, ortaya çıkan rakam ne kadar inanılmaz değil mi? şimdi arkanıza yaslanın ve bir düşünün bakalım, böyle bir tutarda olup da, fiyat değişimine bağlı olmayan, ikinci elde hiçbir değeri olmadığı gibi hediye kapsamında kocaman değeri olan başka bir obje var mı?

Bence yok ama bir turist olarak gittiğiniz her yerden almak zorundasınız ki zaten bunu, Eski, Yeni, Son Ahit’te falan yazar zaten bu kural. Nerden mi çıktı? E uydurdum.

Bunların toplayıcıları, koleksiyoncuları, gittim gördüm demek için farklı ülkelerden alıcıları, o ülkeye gitmediyse kabul bile etmeyicileri vs.’leri vardır ve yüz yıllar geçse de bu zımbırtının tarafımdan neden bu kadar pahalı olduğu anlaşılmayacaktır. Hollanda’dan Amsterdam Değirmeni, İngiltere’den Londra otobüsü, Çin’den Çin seddi gibi ülke temsillerinden sıkıldıysanız da buyrun gelin kırılmayan buz dolabı süsü yapalım.

Malzemeler;

Renkli ince kalın keçe

Silikon yapıştırıcı

Keçe fil kalıbı

Kesin kafanıza göre yapıştırın, yok ben bilemem derseniz kocanıza sorun, ben bilmem beyim bilircilerin kocaları yönetiyor nasıl olsa zavallı ülkemi.

Baka yaptım ya herif olan ne anlasın bu işte, “acemi hisssediyorum kendimi kutumdan küçük çıkacak” diyorsanız da buyrun buralarda çeşitli analatımlar ve kalıplar mevcut.

Bu yazı Dikiş, Genel, Keçe kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir