Pudingli mozaik pasta (pratik pasta)

pudingli mozaik pasta

Zamane kızları gibi “bir pasta yaptım tadı muhteşem oldu” diyebileceğimiz, tadını anlata anlata bitiremeyeceğimiz tam olarak tembel avrat pastasının nasıl yapılacağı ile başbaşayız. Şimdiki civ civler pastanelerden alınan frambuazlı, çilekli, kivili pastalardan sonra bu pastayı yeni yeni keşfede dursunlar, benim çocukluğumun gariban doğum günü pastası olduğu kadar  “misafirlere yapıyorum ben yemicem” iddiasını boşa çıkartan “yemiyeceğim”’i desteklecek kurduğumuz her cümlenin yalan olduğu bir pastadır yani. Öyle misafire yapılacak kadar özen isteyen bir şey olmadığı gibi, çocukluğumuzda sütle ıslatılıp ağzımıza tıkılan cici bebe büsküvilerini hatırlattığından mıdır nedir ilk lokmada bana buram buram anne sevgisini hissettirir.

80 lerde çocukluk 90 larda ergenlik geçiren her çocuğun bir numaralı “anne pastasıdır”, çünkü pastane pastasının alınıp eve getirelemeyecek kadar lüks sayıldığı dönemlerde, evlerde önce pudingi yapılarak (öyle toz karışım değil kakolu ev pudingi) içine bisküvi karıştırılırdı ve adına da pasta denirdi, hatta şu an benim için tam olarak olsa da yesek pastası. Bisküvi ne tuhaf bir kelime değil mi? Sanki özellikle yaratılmış bir kelime gibi, nasıl ki her insanın farklı kişilği, farklı parmak izi, farklı benliği varsa aynı onun gibi farklı bisküvi deme şeklide var galiba. Bisküvi’yi püskülüt, püsküüt, püsküt, pisküvit, pisküvüt, büsküyüt, büsküyit vb. gibi daha nice şekillerde söyleyebiliriz ama ben şu an  abartmayacağım çünkü sonra çok şımardım diye annem kızıyor. Bunca ismi üst üste sıralayınca aklıma bakkalda yan yana büyük kutularda duran kremalı, sade vb. gibi çeşit çeşit bisküviler geldi… Evet ben çocukken bisküviler açık satılırdı ve yaşlı amcalar teyzeler ceplerinde bisküvi bulundururdu, düşen bir yeri acıyan ya da güzel bir iş yapan çocuklarla, ceplerinden çıkarıp, bazen teselli etmek, bazen de aferim demek için paylaşırlardı. Ve itiraf ediyorum o zamandan kalma alışkanlıkla nerede olursam olayım, ben hala sıcak bütün içeceklere bunu daldırıp yemek için kimsenin bana bakmadığı zamanları kolluyorum…

ilk çıkış tarihi biraz muğlak, kimler tarafından nerden bulundu ve ilk kimi ağzına attığına dair çok farklı hikayeler bulusa da bana en mantıklı gelen 1550 yılında geçtiği iddia edilendir. Bu hikayeye göre ilk bisküvi 1550 yılında Fransa Kralı II. Henry’nin isteği üzerine pişirilmiştir. Sözüm ona II. Henry kasabaları dolaşırken bir köyde bir fırına girer ve fırıncıdan kimsenin o güne kadar yapadığı, tatmadığı bir pasta hazırlamasını ister. Fırıncı da kafası daha iyi çalışsın diye meyhanenin yolunu tutar. İş bu ya fırıncının oğlu da, onun pişirme işlemini başlatmadan bıraktığı bir hamuru bozulmaktan korumak için, küçük küçük doğrar ve fırına koyar ve unutur. Kısa bir müddet sonra ortalığa yayılan kokunun hatırlatması ile bakar ki fırında bir şeyler var, burnunun aldığı kokudan çok hoşlanınca çıkarıp üzerine yağ süret geri fırına koyar. Babası döndüğü vakit bir bakar ki tezgahta oğlunun iki defa pişirdiği (“bis cuit”) şeyleri görür. Ortaya çıkan ürünü Kral da beğenince kalır adı biscuit.

Bizim pastamızın temel maddesinden de bu kadar bahsettikten sonra pudingli mozaik pasta  yapımına başlamadan birkaç uyarıda bulunayım sizlere;

Yapınca kokusu ve lezzetine kanıp bir çatal bakayım tadına demeye görün “misafire yaptım kimse tırtıklamasın” cümlesi  “ben yaptım ben yerim size ne? Gene yapar gene yerim siz ne?” nidalarına dönüşüveriyor. Bir bakmışınız ki bu pudingli pasta ile tetiklenen bencilliğinizden kaynaklı tembel avrad sıfatı üstünüze yapışmış ama borcamın içindeki pastanın üzerine kurulmuş iktidarınız var! Hazır pişmis ve biraz ılıtılmış pudinge  petit beurre bisküvileri ufalamak suretiyle yapılan şekli, çiğ yumurta içermediğinden hem sağlıklıdır (maazallah kuş gribi muş gribi durumları) hem de dondurmalı herhangi bir lezzete yakın bir tattadır, dolayısıyla tam yaz tatlısıdır.

 Malzemeler;

1 paket kakaolu toz puding (teknoloji nimetlerini kullanmak gerek evde puding pişirmeye gerek yok)

750 ml süt

1 paket petit beurre büsküvi

Portakal kabuğu rendesi

Pudingimizi paketin üstünde yazan tarife göre 750 ml süt ile karıştırarak pişiriyoruz. Pakette yazan tarifte margarin ekleyin falan da yazıyor vallahi ben eklemedim. Pişince altını kapatıp ara ara karıştırarak yaklaşık 10 dakika soğutuyoruz. Özellikle karıştırmamız lazım ki pudingin üstü katılaşmasın. Eğer pudingi pişirir pişirmez içine bisküvileri kırarsak karıştırmaya fırsat kalmadan çaya banılan büsküvinin yumuşayıp löp diye içene düştüğü gibi karıştırabileceğimiz kıtırlıkta bir malzemeye ulaşamayız. Canınız benim küçüklükte şekerli çayda yumuşattığım büsküviler gibi bebek maması kıvamında bir mozaik pasta istiyorsanız orasını bilemem.

Sıra geldi büsküvilere, büsküvi ufalamak evet çok zevkli bir iştir, ama bence oyun haline getirmemeliyiz, ne de olsa hepimiz annemizin izniyle de olsa gazlı yada elektrikli ocak kullanabilecek kadar büyük olmalıyız, nimetle oynamanın anlamı yok. Hem hepsi un ufak olursa sıkıntı olacak pastanın içinde. Küçük küçük parçalar halinde kalmalı ki pasta mozaik olabilsin aksi halde mozail değil pudinkli bulamaça ulaşmamız an meselesidir. Parça parça kalacak şekilde ufalıyoruz.

pudingli mozaik pasta

Mecbur kalmadıkça borcam harici başka kap kullanmayın bundan alması, tabaklara koyması çok kolay oluyor, pudingimiz yeterince soğuduğunda kırık büskivilerin üzerine döküp, portakal kabuğumuzu ekleyip (portakal kabuğu rendesini kesinlikle koymalısınız süper bir aroma katıyor) bütün büskiviler pudinge bulacak şekilde karıştırıyoruz.

pudingli mozaik pasta

Son olarak buz dolabına atıyoruz ki soğusun katılaşsın. Bu yakşalık 2-3 saati alıyor bu arada kendinize yapacak farklı işler eylemler bulmazsanız kafanızda oluşan mozaik pasta yeme isteği sürekli pavlo’nun köpekleri gibi salya üretmenize neden oluyor, benden size tavsiye başka şeylere odaklanın bu sürede.

Dilimlerin ustune servis yaparken fındık-ceviz serpin ki daha bi iktidarınızı konuşturmuş olun,

pudingli mozaik pasta

Son bir tavsiye daha;

Yapıp buzdolabına saklayana kadar, hatta buz dolabında yeterince katılaşana kadar evdeki kişilere “pasta yaptım” demeyin, çünkü kıvamı hazır oluncaya kadar maruz kalacağınız, “daha olmadı mı?”, ne zaman yiyeceğiz?” “pasta diyordun nerde hani?” sorularından cinnet geçirecek duruma gelebilir, hazır olduktan sonra da “misafire yaptım” iki yüzlülüğünden sıyrılıp hepsini bir oturuşta yemek istediğinizde  etrafınızda yancılar belirebilir, çatalını alan başınıza üşüşebilir.

Bu yazı Genel, Ham hum kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Pudingli mozaik pasta (pratik pasta) için 2 cevap

  1. ahu der ki:

    çocukluğumun misafire yapılan ve doğumgünlerinde yutturulan pastasını annem kendi tarifiyle yapardı ve en az 20 senedir de yapmıyordu. anneme tarifini sorduğumda hatırlamaya çalıştığında aslında unuttuğunu, o tarifin sadece bir tatlı tarifi olmadığını hakkaten bir yoksulluk buluntusu olduğunu, misafirlerden payımıza çok azının kaldığını filan hatırladım ve ne kadar tarif denesem de annemin tadını tutturamayınca ben en iyisi pudingle bir deneyeyim deyip googleda aradım ve tarifinizi gördüm. bana tüm 80ler çocukluğunun özetinin hakkaten yoksulluğun edeple örtüldüğü benim çocuklarım hiç sevmezlerle başlayan bir açlık gizleyişinin gurur perdesini filan hatırlattı ve inanılmaz hüzünlendim. bunun sebebi tabii ki yazınız ve dilinizdi…. Ne kadar güzel ve ne kadar akıcı… İyi ki buldum sitenizi:) sırayla diğer yazılarınızı okuycam bir kahve içerek…sağolun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir